Şahin Z., Özer N. E. (Yürütücü), Oğuz E. İ., Kılıçarslan M., Kılıçarslan M. A., Yağmur E.
TÜBİTAK Projesi, 3501 - Ulusal Genç Araştırmacı Kariyer Geliştirme Programı, 2025 - 2027
Eklemeli üretim teknolojisinde daimi restorasyonlar için üretilen kompozit rezin bazlı materyallerin özellikle tek kron, inley, onley ve veneer restorasyonlarda kullanımı, restoratif ve protetik diş hekimliği rehabilitasyonlarında uygun çözümler olarak dikkat çekmektedir. Yeni nesil rezin esaslı restoratif materyaller düşük elastisite modülleri, yüksek bükülme dirençleri, diş yapısına benzer biyomimetik özellikleri ve şok absorbe edici davranışları nedeniyle uygun stres dağıtma yetenekleri implant destekli sabit protezlerde kullanımlarını mümkün kılabilmektedir. Ancak vidalı implant üstü restorasyonlarda vida erişim deliğinin varlığı, materyal devamlılığında bir kesintiye neden olmasına bağlı olarak kron materyalinin kırılma direncini azaltabilir. Literatürde 3B daimi kompozit rezin materyalini vidalı implant üstü restorasyonlarda kullanarak uyumunu, mekanik ve fiziksel özelliklerinin inceleyen herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Ayrıca 3B daimi kompozit rezin materyalini nanopartiküllerle güçlendiren herhangi bir çalışma da bulunmamaktadır.
Bu bağlamda sunulan projenin amacı; 3B baskı vidalı tutuculu implant üstü daimi kompozit rezin kronların vida deliği nedeniyle kaybedilen direnç özelliklerinin, farklı nanopartiküllerle güçlendirilmesinin restorasyonların uyum ve yüzey özellikleri ile kırılma dirençleri üzerine etkilerinin karşılaştırılmalı olarak incelenmesidir. Bu çalışmada CAD/CAM freze yöntemi ile elde edilen polimer infiltre rezin matriks seramik (PIS) ile 3B baskı yöntemi ile üretilen kompozit rezin materyaller ve 3B kompozit rezine %1 ve %3 oranlarında ilave edilen hekzagonal bor nitrür (h-BN) ve zirkonyum oksit (ZrO2) materyalleri ile üretilen vida tutuculu implant üstü kronlar kullanılacaktır. İmplant üstü kronların çiğneme simülatörü yardımıyla fonksiyonel olarak yaşlandırma işlemi öncesi ve sonrasında mikro bilgisayarlı tomografi (μCT) ile internal ve marjinal uyumları değerlendirilecektir. Ayrıca kırılma direnci, mikrosertlik ve yüzey pürüzlülüğü sırasıyla universal test cihazı, Vickers sertlik test cihazı ve kontakt profilometre kullanılarak ölçülecektir. SEM analizi ile, nanopartiküllerin morfolojileri ve dağılımları belirlenip, kırılma paternleri gözlemlenecektir.
Bu proje önerisi ile birlikte 3B baskı daimi kompozit rezinler içerisine ilave edilecek katkı maddelerinin materyalin mekanik özelliklerini (kırılma direnci ve mikrosertlik) arttıracağı ancak yüzey özellikleri (yüzey pürüzlülüğü) ve uyumunu (marjinal ve internal) bozacağı düşünülmektedir. Proje önerisinin kabulu halinde yapılan in vitro deneyler, in vivo çalışmalara yol gösterici olacaktır. Ayrıca güncel diş hekimliğinin gelinen noktasında klinikte dijital iş akışı ile minimum maliyette, atık madde oluşturmadan, kısa bir zamanda ve sağlam implant üstü restorasyonlar yapılabilecektir. Kompozit rezinlerin tamiri mümkün olduğu için daha uzun süre klinik kullanım imkanı sunacaktır. Güçlendirme materyali olarak ilave edilecek olan nanopartiküllerden özellikle ülkemizin en büyük rezerv kaynaklarından olan bor başarılı olursa; antimikrobiyal özellikleri hakkında ilave çalışmalar da planlanarak; çeşitli dental materyallerin yapısına eklenerek yerel üretimlerle kullanıma sunulması da planlanmaktadır.