SIÇANLARDA POLİDİOKSANON İP, HYALURONİK ASİT DOLGU VE BOTULİNUM TOKSİN-A UYGULAMALARININ DERİ VE BAĞ DOKUSU İLE FOTOYAŞLANMA ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI
Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Necmettin Erbakan Üniversitesi, Tıp, Dermatoloji, Türkiye
Tez Danışmanı: Prof. Dr. Recep Dursun
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Desteklendiği Program: Diğer
Özet:
Amaç
Bu projede polidioksanon (PDO) ip, hyaluronik asit
(HA) dolgu ve botulinum toksin-A (BTX-A) uygulamaları tek ve kombin kullanım
yoluyla değerlendirilmiş olup, deri ve derialtı dokuda oluşturdukları olumlu ya
da olumsuz değişimler, kombine uygulamalarında birbirleri üzerindeki
sinerjistik ya da antagonistik etkileri, ultraviolet (UV) maruziyetiyle oluşan
fotohasar ve fotoyaşlanma süreçlerinde bu etkilerin nasıl değişeceği incelenmiştir.
Bu sayede insan derisindeki yaşlanmada seçilecek yönteme karar verilmesi için
bakış açısı oluşturulması hedeflenmiştir.
Yöntem
Projemizde Wistar albino sıçanlar (2-5
aylık, 200-250 g ağırlığında, erkek, 20 adet 10'arlı 2 grup) çalışmaya alınmıştır.
Sıçanların bakım ve beslenmeleri Necmettin Erbakan Üniversitesi KONÜDAM
Deneysel Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde yapılmıştır. Tüm sıçanların sırt
derisi 5 eşit parçaya bölünüp 1-2-3-4-5 olarak numaralandırılmış ve sırt
bölgeleri tıraşlandıktan sonra uygun anestezik ajanla genel anesteziye alınmışlardır.
1 nolu alan kontrol alanı olup buraya ip’siz iğne derialtına uygulanıp çıkarılmıştır.
2.alana PDO ip uygulaması deri altında Panniculus carnosus (PC) bölgesine
uygulanmıştır. 3.alana HA maddesi intradermal dolgu olarak 0.02 ml uygulanmıştır.
4.alana PDO ip uygulaması ve aynı seansta HA 0.02 ml uygulaması yapılmıştır.
5.alana ise PDO ip ile beraber aynı seansta HA 0.02 ml ve BTX-A 1U olarak
uygulanmıştır. İkinci gruptaki 10 sıçana ise aynı işlemler yine tek seferlik
uygulanıp 320-400 nm dalga boyunda UVA, 138 mj/cm2 ve 290-320 nm dalga boyu olan UVB 130 mj/cm2
haftada 3 gün olmak üzere 12 hafta boyunca uygulanmıştır. Her 2 gruptaki
sıçanların genel durumu haftalık olarak kontrol edilmiştir. Uygulama bölgeleri
(ip aksında) ve çevresini de kapsayan doku örnekleri, transvers kesit
histolojik değerlendirme ve PCR ekspresyon analizi için 5 mm punch biyopsi
işlemi ile başlangıçta, 4. ve 12. haftalarda elde edilmiştir. Histopatolojik
olarak epidermis ve dermis kalınlıkları, dermisteki kollagen ve elastinin
kalitatif düzeyleri ve dizilimleri, neokollagenez ve yeni elastin sentezi,
yabancı cisim granulomları, fibröz kapsül yapısı, histiosit ve dev hücre
formasyonu, fibroblast sayıları, inflamatuar hücreler incelenmiş ve kıyaslamalı
olarak değerlendirilmiştir. Kollagen 1 (Col1A1), Kollagen-3 (Col3A1), elastin, matriks
metalloproteinaz (MMP) 2 ve 9, Nüklear faktör kappa B (NF-κB), interlökin-6 (IL-6) değerleri RT-QPCR ile ölçülmüştür. İstatistiksel hesaplamalarda
histopatolojik değerlendirme için SAS University Edition 9.4 programı
kullanılarak yapılmış ve RT-qPCR analizi için web
tabanlı “RT² Profiler™ PCR Array Data Analysis” programı kullanılmıştır. p<0.05 istatistiksel olarak
anlamlı kabul edilmiştir.
Bulgular
Çalışma 18
sıçanla tamamlanmıştır. Histopatolojik olarak solar elastoz UV alan grupta
anlamlı olarak yüksek çıkmıştır. Tüm uygulama alanlarında kollajenin kalitatif
düzeyi ve organizasyonu kontrol alanı olan 1. alana kıyasla yüksek bulunmuştur.
UV alan deney grubunda UV almayan kontrol gruba kıyasla kollajen histopatolojik
olarak daha az ve daha dezorganize saptanmıştır. PCR incelemede Col1A1 ve Col3A1
düzeylerinde UV uygulamasının etkisiyle anlamlı düşüşler gözlenmiştir.
İnflamasyon ve vaskülarizasyonda kontrol alana göre materyal uygulanan
alanlarda anlamlı artışlar gözlenmiştir. Histopatolojik olarak kapsül yapısı,
dev hücre granülomu ve yabancı cisim reaksiyonu da madde uygulanan alanlarda
gözlenmiş ve gösterilmiştir.
Sonuç
Çalışma neticesinde yaşlanma ve fotoyaşlanmada etkili olabilecek PDO ip uygulama, HA dolgu maddesi ve BTX-A’nın deri ve derialtı dokuda meydana getirdikleri reaksiyonlar neticesinde kollajen liflerinin organize düzenlenmesi ve ekspresyonlarını artırması gösterilmiştir. Fotoyaşlanmayı gösteren solar elastozda ve NF-KB ekspresyonunda artış, tip 1 ve tip 3 kollajen düzeylerinde ise azalış anlamlı olarak gösterilmiştir. UV uygulanan grupta (fotoyaşlanma) tek başına dolgu uygulamasının, UV almayan grupta (fizyolojik yaşlanma) ip+dolgu kombine uygulamasının kronik dönemde (12.hafta) antiaging olarak daha effektif sonuçlar getirdiği gözlenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Polidioksanon İp; Botulinum Toksin, Tip A; Dermal Dolgular;
Ultraviyole Işınları; Wistar Ratlar; Deri Yaşlanması