Ratlarda intraoral ülserlerin iyileştirilmesinde ağız içi yara örtücülerinin etkililiğinin değerlendirilmesi


Dr. Öğr. Üyesi SİNEM COŞKUN ALBAYRAK

Tez Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Türkiye

Tez Danışmanı: Sema Dural

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Oral ülserler, epidermisi ve bağ dokuyu içeren doku kaybı ile karakterize lezyonlardır. Yara iyileşmesinin hızlandırılması amacıyla üretilen yara örtücüler, yaranın dış etkenlerden korunmasına olanak veren, oluşan ülserlerin iyileştirilmesinin hızlandırılmasına yardım eden medikal materyallerdir. Çalışmanın amacı; ratlarda oluşturulan ağız içi yaraların hidroksietilselüloz, polikarboksilik asit, alfa-tokoferol ve metil parabenin bir kombinasyonundan oluşan ağız içi yara örtücü ile hyaluronik asit içeren ağız içi yara örtücüsünün yara iyileşmesi üzerine olan etkilerinin histopatolojik olarak karşılaştırılarak araştırılmasıdır. Bu çalışmada 45 adet sağlıklı Spraque-Dawley tür erkek rat kullanılmıştır. 2 çalışma grubu, 1 kontrol grubu olmak üzere 3 ana grup ve her ana grubun altında 3 alt grup olmak üzere eşit sayıda toplam 9 grup oluşturulmuştur. Standardizasyonu sağlamak için tüm ratların oral kavitesinde palatal mukozada 2 mm çapta 2 mm derinliğinde bütün epitel ve bağ dokuyu kapsayan oral ülser oluşturulmuştur. Kontrol grubu sekonder iyileşmeye bırakılmıştır. Birinci çalışma grubunda ülser yüzeyinin üzerine hyaluronik asit içeren yara örtücü jel uygulanmıştır. İkinci çalışma grubunda ise oral ülser; 3x3 mm2 ebatında hidroksietilselüloz, polikarboksilik asit, alfa-tokoferol ve metil parabenin kombinasyonunu içeren yara örtücü ile kapatılmıştır. Üçüncü günde, yedinci günde ve on dördüncü günde genel anestezi altında 2 mm ülserin etrafında 3mm sağlıklı mukoza kalacak şekilde 5 mm çapta punch ile eksizyonel biyopsi yapılmış ve çıkarılan örnekler histopatolojik incelemeye alınmıştır. Yapılan histopatolojik incelemenin sonucunda elde edilen sonuçlara göre 3.gün ile 7 gün karşılaştırıldığında hidroksietil selüloz, polikarboksilik asit, alfa-tokoferol ve metil paraben içeren ağız içi yara örtücünün (HPAM), ülserasyonun iyileştirilmesi açısından hyaluronik asit içeren ağız içi yara örtücüden (HAYÖ) daha etkili olduğu oldukça etkili olduğu sonucuna varılmaktadır. Hem HAYÖ'nün hem de HPAM'ın ödem oluşumunu azalttığı ve ödem oluşumunu engellemede HAYÖ'den daha etkili olduğu sonucuna varılmaktadır. HAYÖ'nün demarkasyon hattı oluşumunda kontrol grubuyla karşılaştırıldığında anlamlı bir fark olmadığı sonucuna varılmaktadır. HPAM'ın demarkasyon hattı oluşumunda hyaluronik asitten daha etkili olduğu sonucuna varılmaktadır. Granülasyon dokusu oluşumunda 3.günde HPAM, HAYÖ'den daha etkili bulunmuşken, 7.ve 14.günlerde HPAM'ın etkililiği klinik olarak diğer yara örtücü ile anlamlı bir fark göstermemiştir. Skar oluşumu, doku içi fibrin birikimi, fibroblast sayısı açısından gruplar arası bir fark görülmemiştir. 3.günde kontrol grubuyla karşılaştırıldığında yara örtücülerin her ikisi de Polimorf Nükleer Lökositlerin ülser bölgesine göçünü ve sayısını arttırmışken guplar açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. 3.günde kontrol grubuyla karşılaştırıldığında yara örtücülerin her ikisi de Mononükleer hücrelerin ülser bölgesine göçünü ve sayısını arttırmışken guplar açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. 7.günde de kontrol grubuyla karşılaştırıldığında bu sayının azaldığı bulunmuştur.14.günde ise gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Her iki yara örtücünün de 7. Ve 14.günlerde vaskülarizasyonu artırdığı bulunmuştur. Her iki yara örtücü için de 7 ve 14.günlerde vasküler konjesyon izlenmezken her iki grup arasında da anlamlı bir fark bulunmamıştır. Çalışmadan elde edilen bulgularla; HAYÖ ve HPAM'ın ratlarda intra-oral ülserlerin iyileştirilmesinde benzer etkiler gösterdiği ve istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.