Hipersensitivite Pnömonisinde Sistemik İnflamatuar Yanıt İndeksi (SIRI): Klinik Seyir ve Mortalite ile İlişkisi


Creative Commons License

Mammadova A., Yalcinkaya Z., Demirci N. Y., turktas h.

Selcuk Medical Journal, cilt.42, sa.1, ss.34-40, 2026 (TRDizin) identifier identifier

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 42 Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.30733/std.2026.01870
  • Dergi Adı: Selcuk Medical Journal
  • Derginin Tarandığı İndeksler: Central & Eastern European Academic Source (CEEAS), TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.34-40
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Lokman Hekim Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Hipersensitivite pnömonisi (HP), reversibl inflamasyondan ilerleyici fibrozise kadar değişen bir sey ir gösterebilen intersitisyel akciğer hastalığıdır. Hastalık fenotipinin ve prognozunun öngörülmesi ne yönelik güvenilir biyobelirteçlerin ta nımlanması günümüzde önemli bir klinik g ereksinimdir. Bu çalışmada, Sis temik İnflamatuar Yanıt İndeksi’nin (SIRI) HP'deki prognostik d eğerinin değerlendirilmesi ve klinik parametreler, solunum fonksiyonları ile mortalite arasındaki ilişkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: 2014–2022 yılları arasında HP tanısı alan 73 hastanın retrospektif verileri analiz edilmiştir. Hastalar, klinik, radyolojik ve histopatolojik bulgulara göre fibrotik ve non-fibrotik olarak sınıflandırılmıştır. Hematolojik inflamatuar parametreler (Nötrofil/lenfosit oranı (NLR), monosit/lenfosit oranı (MLR) ve SIRI hesaplanmıştır. Kaplan–Meier ve Cox regresyon analizleri ile sağkalım ve mortaliteye etki eden bağımsız değişkenler değerlendirilmiştir. Bulgular: SIRI düzeyleri, fibrotik HP fenotipinde hast alarında ve takip sürecinde hayatını kaybedenlerde anlamlı şekilde daha yüksekti. SIRI, inflamatuar beli rteçler ile pozitif, pulmoner fonksiyon pa rametreleri (Z orunlu Vital Kapasite), Karbonmonoksit Difüzyon Kapasitesi (DLCO%)) ve 6 d akikalık yürüme mesafesi ile n egatif korelasyon gösterdi. ROC analizi ile SIRI’nin fibrotik HP’yi ayırt etmede (AUC = 0,858) ve mortaliteyi öngörmede (AUC = 0,932) yüksek tanısal doğruluğa sahip olduğu gösterildi; mortalite için optimal kesme değeri ise 1,92 olarak belirlendi. Kaplan–Meier sağkalım eğrileri, SIRI >1,92 olan hastalarda sağkalımın a nlamlı şekilde daha kısa olduğunu gösterirken, Log-Rank testi bu farkı doğruladı (ortalama sağka lım süresi 74,6 ± 3,2 ay vs. 127,7 ± 2 ,9 ay; p < 0,001). Çok değişkenli Cox regresyon analizinde ise fibrotik fenotip, azalmış DLCO% ve SIRI >1,92 mortalitenin bağımsız belirleyicileri olarak bulundu. Sonuç: SIRI, sistemik inflamasyonun kantitatif bir göstergesi olup, HP hastalarında hastalık şiddeti ve mortalite riskinin öngörülmesinde anlamlı bir biyobelirteç olarak değerlendirilebilir. Rutin klinik kullanıma entegrasyonu için daha fazla kanıta ihtiyaç duyulmakla birlikte, risk sınıflaması, fibrotik progresyonun erken saptanması ve uzun dönem yönetim stratejilerinin belirlenmesinde destekleyici bir araç olarak potansiyel taşıyabilir.
Objective: Hypersensitivity pneumonitis (HP) is an interstitial lung disease that can range in its course from reversible inflammation to progressive fibrosis. Identifying reliable biomarkers to predict disease phenotype and prognosis remains a major clinical challenge. This study aimed to evaluate the prognostic significance of the Systemic Inflammatory Response Index (SIRI) in patients with HP and to investigate its association with clinical parameters, pulmonary function, and mortality. Materials and Methods: A retrospective analysis was conducted on 73 patients diagnosed with HP between 2014 and 2022. Patients were classified into fibrotic and non-fibrotic groups based on clinical, radiological, and histopathological criteria. Hematological indices including neutrophil-to-lymphocyte ratio (NLR), monocyte- to-lymphocyte ratio (MLR) and SIRI were calculated. Kaplan–Meier and Cox regression analyses assessed survival outcomes and independent predictors of mortality. Results: SIRI levels were significantly higher in patients with fibrotic HP and those who died during follow-up. SIRI correlated positively with inflammatory markers, and negatively with pulmonary function (Forced Vital Capacity), carbon monoxide diffusion capacity (DLCO%)) and 6-minute walk distance. ROC analysis demonstrated high diagnostic accuracy for SIRI in differentiating fibrotic HP (AUC = 0.858) and predicting mortality (AUC = 0.932), with an optimal mortality cut-off of 1.92. Kaplan– Meier survival curves illustrated significantly shorter survival in patients with SIRI >1.92 compared to those with SIRI ≤1.92, with a Log-Rank test confirming this difference (mean survival time 74.6 ± 3.2 months vs. 127.7 ± 2.9 months; p < 0.001). In multivariable Cox analysis, fibrotic phenotype, reduced DLCO%, and SIRI >1.92 were independent predictors of mortality. Conclusion: SIRI, as a quantitative indicator of systemic inflammation, may be regarded as a meaningful biomarker for predicting disease severity and mortality risk in patients with hypersensitivity pneumonitis. While more evidence is needed before integration into routine clinical use, it holds potential as a supportive tool for risk stratification, early detection of fibrotic progression, and long-term management strategy planning.