Farklı Kraniyofasiyal Özelliklere Sahip Çocuklarda Obstrüktif Uyku Apnesi Risk Taraması.


Creative Commons License

Aksöz G., Kızılırmak M., Görücü Coşkuner H., Sağlam Aydınatay B., Taner T.

18. Uluslararası Türk Ortodonti Derneği Kongresi. , Antalya, Turkey, 16 - 20 November 2022, pp.107

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Antalya
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.107
  • Lokman Hekim University Affiliated: Yes

Abstract

Amaç: Bu çalışmanın amacı; farkı iskeletsel büyüme modeline sahip çocuklarda pediatrik uyku anketine göre elde edilen obstrüktif uyku apnesi sendromu (OUAS) risk skorlarını karşılaştırmak ve bu skorlarda artışa neden olabilecek demografik ve sefalometrik değişkenleri belirlemektir.

Gereç-Yöntem: Çalışmaya üniversite arşivinden, ortodontik tedavi için başvuran, Pediatrik Uyku Anketi:Uykuda Solunum Bozukluğu Alt Ölçeği doldurtulan, lateral sefalometik filmleri alınmış 6-18 yaş arası 445 birey (268 kadın, 177 erkek, ortanca yaş: 13(11,3-15) yıl dahil edildi. OUAS risk skorları, pediatrik uyku anketine verilen evet cevaplarının, evet ve hayır cevaplarına oranı olarak belirlendi. 0,33 ve üzerindeki skorlar riskli, altındaki skorlar ise düşük riskli olarak değerlendirildi. Bireylerin Beden Kitle İndeksi (BKİ), astım hikayesi, ilaç kullanımı ve solunum şikayetiyleKulak-Burun-Boğaz(KBB)AnabilimDalı’nabaşvurma, adenoidektomi veya tonsillektomi hikayelerinin varlığı sorgulandı. Bireyler BKİ’ye göre, zayıf, normal, kilolu ve obez olarak 4 gruba ayrıldı. Değerlendirilen sefalometrik değişkenler; FMA(°), SNA(°), SNB(°), ANB(°), maksiller derinlik(°), yüz derinliği(°) ve alt yüz yüksekliği(°) ölçümleridir. Kaydedilen bütün değişkenlerin OUAS risk skoru ile ilişkisi değerlendirildi. Gruplar arasında değişkenlerin karşılaştırılmasında bağımsız örneklemli t-testi, Mann-Whitney U testi veya tek yönlü varyans analizi kullanıldı. Değişkenlerin OUAS skorlarına etkisinin değerlendirilmesinde çoklu lineer regresyon analizi kullanıldı.

Bulgular: 445 hastanın % 9,2’si (n=41) OUAS açısından yüksek riskli, %90,8’i (n=404) düşük riskli olarak belirlendi. Solunum şikayetiyle KBB Anabilim Dalı’na başvuran ve başvurmayan bireylerin ortalama OUAS skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu (sırasıyla ortalama 0,19±0,14 ve 0,11±0,12)(p<0,001). Alt yüz yüksekliği 45°’den büyük bireylerde OUAS risk skoru ortalama 0,14±0,12’ydi ve bu değer alt yüz yüksekliği 45°’den küçük bireylerin ortalama 0,11±0,12’lik OUAS risk skoruna göre anlamlı düzeyde yüksek bulundu(p<0,004).

Sonuç: Bu çalışmada değerlendirilen hastaların %9,2‘sinin OUAS açısından yüksek riskli olduğu düşünüldüğünde; ortodonti kliniğine başvuran hastaların solunum bozuklukları açısından dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi ve gerekli durumlarda KBB konsültasyonu yapılması önemlidir. Dikey yönde büyüyen pediatrik popülasyonda OUAS riskinin yüksek olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.