Bisfenol A ve bisfenol F'nin Çin hamster yumurtalık hücrelerinde (CHO) oksidatif stres indükleyici etkisi üzerinde kersetinin etkilerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Lokman Hekim Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, FARMASÖTİK TOKSİKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İDİL KAYAR

Danışman: Deniz Özkan Vardar

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Günümüzde gelişen üretim endüstrisi ile ortaya çıkan endokrin bozucu kimyasal maddeler (EDC) insan sağlığını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. EDC'lerden bisfenol A (BPA) ve türevleri, hakkında en fazla araştırma yapılan maddelerdendir. Polikarbonatlar ve epoksi reçinelerin üretiminde kullanılan BPA en çok plastik maddeler ile günlük hayata girmektedir. Östrojen hormonuna olan benzerliği nedeniyle vücuttaki östrojen reseptörlerine bağlanabilen BPA'nın etkileri, en çok östrojen hormonuna bağlı işleyen sistemler üzerinde görülmektedir. Doğal kaynaklı antioksidanlardan olan kersetin, bitkisel ürünlerin içeriğinde yoğun olarak bulunabilen bir flavanoid bileşiktir. Oksidatif strese bağlı gelişen hastalıklarda etkilerini antioksidan seviyelerini dengelenmesi ile gösterebilir. Sunulan tez çalışmasında BPA ve BPF'nin Çin hamster yumurtalık hücrelerinde (CHO) neden olduğu sitotoksisite ile oksidatif stres düzeyleri reaktif oksijen bileşikleri (ROS), glutatyon (GSH) ve lipid peroksidasyonu seviyeleri incelenmiş ve kersetinin bu parametreler üzerinde koruyucu etkinliği değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, MTT testi ile belirlenen IC30 dozlarının BPA için %34,05, BPF için %49,73 oranında hücre canlılığını azalttığı saptanmıştır. Kersetin uygulaması ile değerler sırasıyla %74,69 ve %71,6 oranında artarak toksik etkiler azaltılmıştır. ROS, GSH ve lipid peroksidasyonuna ait parametrelerde ise BPA ve BPF'nin oksidatif stresi tetiklediği, buna karşılık kersetinin antioksidan özellikleriyle koruyucu bir rol oynadığı gösterilmiştir. Özellikle BPA ve kersetin uygulanan grup özelinde ROS ve TBARS düzeylerinin anlamlı şekilde azaldığı, GSH düzeylerinin ise kontrol grubuna göre artış gösterdiği sonucuna varılmıştır. Bu sonuçlar çerçevesinde çevresel toksinlere karşı doğal antioksidanların potansiyel koruyucu etkisi hipotezi desteklenmekte ve BPF'nin BPA'ya kıyasla daha düşük toksisite profiline sahip olduğu görülmektedir.