OTİZMLİ ÇOCUKLARIN AİLELERİNİN VE ÖĞRETMENLERİNİN ÇOCUKLARIN OKUPASYONEL PERFORMANSI, DUYUSAL REAKTİVİTESİ, YÜRÜTÜCÜ İŞLEVLERİ VE SOSYAL İLETİŞİM BECERİLERİNE YÖNELİK ALGILARININ KARŞILAŞTIRILMASI


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Lokman Hekim Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Ergoterapi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖMÜR CAN ÖZTÜRK

Danışman: Zeynep Kolit

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, otizm spektrum bozukluğu (OSB) tanısı almış çocukların okupasyonel performansı, duyusal reaktivitesi, yürütücü işlevleri ve sosyal iletişim becerilerine ilişkin aile ve öğretmen algılarını karşılaştırmalı olarak incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, 6–9 yaş aralığında hafif ve orta düzey OSB tanısı almış 45 çocuk ile bu çocukların aileleri ve öğretmenlerini kapsamaktadır. Çocukların okupasyonel performansı Kanada Okupasyonel Performans Ölçümü (KOPÖ), duyusal reaktivite özellikleri Dunn Duyu Profili, yürütücü işlevleri Yürütücü İşlev Davranış Değerlendirme Envanteri (YİYDDE) ve sosyal iletişim becerileri Sosyal İletişim Ölçeği (SİÖ) kullanılarak değerlendirilmiştir. Değerlendirmeler aile ve öğretmen bakış açılarına göre ayrı ayrı yapılmıştır. Bulgulara göre, çocukların okupasyonel performans, okupasyonel memnuniyet ve sosyal iletişim becerilerine ilişkin aile ve öğretmen değerlendirmeleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0,05). Duyusal reaktivite alanında ise Dunn Duyu Profili'nin "aktivite seviyesini etkileyen hareket düzenlemeleri ve duyusal cevaplarını etkileyen duyusal girdilerin düzenlenmesi" alt boyutları dışında kalan tüm alt boyutlarında aile ve öğretmen değerlendirmeleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0,05). Yürütücü işlevlere ilişkin tüm alt boyutlarlarda öğretmen değerlendirmelerinin aile değerlendirmelerine kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p<0,05). OSB'li çocukların işlevselliğinin değerlendirilmesinde aile ve öğretmen algılarında belirli alanlarda benzerlik ve farklılıklar gösterdiği ortaya koyulmuştur. Bulgular, çocukların performanslarının çoklu bakış açısıyla değerlendirilmesinin önemini vurgulamaktadır. Ergoterapi değerlendirme ve müdahale süreçlerinde aile ve öğretmen iş birliğine dayalı, bütüncül bir yaklaşım belirlemesi önerilmektedir.